7th Kasım 2009
Abd: Sözlük anlamı kul, köle, hür olmayan gibi manalara gelir. Gerçekte zat-ı uluhiyet dışında kalan bütün varlık alemi abd kelimesi kapsamına girer. Risalelerde yer yer rububiyet dairesi ve ubudiyet dairesi diye iki türlü daireden bahsedilir. Rububiyet dairesi Zat-ı Akdes’e aittir. Eşyayı terbiye eden her bir varlığa muayyen bir suret ve miktar belirleyen, hadsiz fezada nihayetsiz zerreleri sevk ve idare eden yalnız O’dur. Münezzeh ve Müberra olan rububiyet dairesinin karşısında ubudiyet dairesi vardır. Vücudu vacip olan Zat-ı Zülcelal haricinde tüm mümkin varlıklar ubudiyet dariresindedir ve hepsi abd kapsamı içindedir
Marifet Ufku kategorisinde |
16th Ocak 2010
Sözlük anlamı güçsüzlük, güç yetirememe, ihtiyaçlarını elde etme takatinden mahrum olma manalarına gelir. Risalelerin bakışıyla bakarsak ‘acz’ bir zenginliktir. Aciz yaratılan insan bu sayede Rabbini tanır ve onun birçok isim ve sıfatlarını ruhunda bulunan acz madeniyle anlar. Eksik yaratılan insan mükemmele ulaşmak için bir arayışa girer ve Kamil-i Mutlak olan Rabbini bu vesileyle bulur. Yine risalelerin diğer bir bakışıyla bakarsak ‘acz’ hakikate ulaşmanın, kulun Allah’a vasıl olma yollarının en kısası, en selametlisi ve en umumisidir. Buna göre ‘acz’i iki başlık altında inceleyeceğiz. Birincisi yaratıcıyı anlama ve ona ayine olma başlığı, diğeri Allah’a vasıl olma yolu olarak acz başlığı.
Marifet Ufku kategorisinde |
21st Kasım 2009
Kapsamlı abd, donanımlı kul, temsilci kul, büyük kul diye tarif edebileceğimiz abd-i külli şüphesiz insandır. Arştan ferşe zerreden seyyareye, sinekten semeğe kadar her şey “abd”dir. (Bkz. abd.) Bunlar içinde insan farklı bir dereceye ve konuma sahiptir. Onun abdiyyeti daha bir başkadır. O bütün mahlukatın ibadetini temsil eder, kainatın özü ve özeti insan olduğu gibi kainattaki ibadet faaliyetinin de özü insandır. Zat-ı Uluhiyet’i en iyi tanıma, anlama ve ibadet etme kabiliyeti şüphesiz insanda mevcuttur.
Marifet Ufku kategorisinde |