Eğer biz doğru İslamiyet'i ve İslamiyet'e layık doğruluğu ef'alimizle izhar etsek sair kıt'alardan ve milletlerden fevc fevc İslamiyet'e dehalet edeceklerdir.
13th Haziran 2010

Tevekkül etmek

Manen ve rütbeten Beşinci Lem’a ve sureten ve makamen Otuzbirinci Mektub’un Otuzbirinci Lem’asının kıymetdar Dördüncü Şuaı ve Âyet-i Hasbiyenin mühim bir nüktesidir. (4. Şua)

Sesli Dersler kategorisinde | 0 Yorum

6th Haziran 2010

İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin

Dost TV’den tanıdığımız Sayın Dr. Hakan Yalman İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin bahsini anlatıyor.

“Evet bir çekirdekte, hem bedihî olarak, irade ve evamir-i tekviniyenin ünvanı olan “Kitab-ı Mübîn”den haber veren ve işaret eden, hem nazarî olarak emir ve ilm-i İlahînin bir ünvanı olan İmam-ı Mübîn’den haber veren ve remzeden iki kader tecellisi var.” (Sözler)

Sesli Dersler kategorisinde | 2 Yorum

2nd Haziran 2010

Kur’an-ı Kerim’in İstanbul’un Fethine İşareti

“And olsun ki Allah, Resulünün gördüğü rüyanın hak olduğunu tasdik etti. İnşaallah hepiniz emniyet içinde ve saçlarınızı tıraş etmiş veya kısaltmış olarak Mescid-i Harama gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir; onun için, Mekke’nin fethinden önce size yakın bir fetih daha ihsan etti. Bütün dinlere üstün kılmak üzere Resulünü hidayet ve hak din ile gönderen Odur. Buna şahit olarak Allah yeter. Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar da kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında ise pek merhametlidirler. Sen onların rükû ve secde ettiklerini görürsün. Onlar Allah’ın lûtfunu ve rızasını ararlar. Yüzlerinde ise secde izi vardır. Onların Tevrat’taki vasıfları budur. İncil’deki vasıfları ise şöyledir: Onlar filizini çıkarmış, sonra git gide kuvvet bulmuş, kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde yükselmiş bir ekine benzer ki, ekincilerin pek hoşuna gider. Allah’ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak içindir. Onlardan İmân eden ve güzel işler yapanlara Allah mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.” Fetih Sûresi: 48:27-29.

Sesli Dersler kategorisinde | 0 Yorum

1st Mayıs 2010

Namazın manası

Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür. Yani,

* celâline karşı kavlen ve fiilen Sübhânallah deyip takdis etmek;
* hem, kemâline karşı lâfzen ve amelen Allahu ekber deyip tâzim etmek;
* hem, cemâline karşı kalben ve lisanen ve bedenen Elhamdü lillâh deyip şükretmektir.

Demek, tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında, bu üç şey her tarafında bulunuyorlar. Hem ondandır ki, namazdan sonra, namazın mânâsını tekid ve takviye için, şu kelimât-ı mübareke, otuz üç defa tekrar edilir; namazın mânâsı şu mücmel hülâsalarla tekid edilir. (9. Söz)

Sesli Dersler kategorisinde | 1 Comment

24th Nisan 2010

Haşir Üzerine Bir Sohbet

Adana’dan misafirimiz Haşir üzerine kısa bir ders yapıyor.

Sesli Dersler kategorisinde | 0 Yorum

Sayfa 1 - 41234»
  • Arama Kutusu

  • Bir Vecize

  • Bir adamın imanını kurtarmak on mümini velayet derecesine çıkarmaktan daha mühim ve daha sevaptır.

    Kastamonu Lahikası