18th Ekim 2009
Kâinatın mayası muhabbettir. Sertlik ve hırçınlıkla bir yere varılamayacağı ve varılmadığı ortadadır. Sevgi, saygı ve muhabbetle herhangi bir kimsenin kapısı çalındığında, diyalog yollarının açıldığı ve kişinin temsil ettiği değerleri karşısındakilere anlatma imkânının doğduğu açık olarak görülmektedir.
Üstad Said Nursi Hz. kategorisinde |
18th Ekim 2009
Bediüzzaman hz.’leri 1907 yılının Aralık ayının son günlerinde İstanbul’a ulaştığı hakkında kesin belgelerle sabittir. Onun İstanbul’a gelişinin asıl amacı, Van’da kurmak istediği Medresetüzzehra isimli üniversitenin maddi finansmanı için, Sultan Abdulhamid’le görüşerek temin ve taahhüt altına almaktı. İstanbul’a gelir gelmez padişahla görüşme imkânının yollarını aradı.
Üstad Said Nursi Hz. kategorisinde |
18th Ekim 2009
Bu yazı, bendenize ait bir yazı olmaktan çok, iki alıntıdan oluşan bir göndermeler derlemesi olarak okunmalıdır. İki ayrı eserden iki alıntı aktaracağım. İlki, Bediüzzaman’ın Kastamonu Lahikası’ndan. Bu mektup, bir zaman, İstanbul’da bir Şeyh efendinin Üstad’ı inciten bazı beyanları üzerine yazılmıştır.
Üstad Said Nursi Hz. kategorisinde |
18th Ekim 2009
“Dokunmayın bu masumlara!” dedi, “Hepsini bir tarafa toplayın, güvenlik içinde sahiplerine teslim edin.”
Askerler şaşkınlık içinde, “Ama Üstadım, nasıl olur?” dediler. “Onlar bizim çoluk çocuğumuzu kestiler, bizi yerimizden yurdumuzdan ettiler, neyimiz varsa yıkıp yıktılar.”
“Hayır,” diye üsteledi Bediüzzaman. “Onlar yaptı diye bizim yapmamız doğru olmaz. Masum çocuklara ve kadınlara zarar vermek bizim kitabımızda yazmaz. Buna dinimiz izin vermez. Şimdi söylediğim şeyi aynen uygulayın!”
Üstad Said Nursi Hz. kategorisinde |
18th Ekim 2009
Kuran-ı Muciz’il Beyan’ın ahir zaman insanının şüpheci ve inkarcı idrakine göre telif edilmiş esaslı bir tefsiri ve zamanın problemlerine çare olan Risale-i Nur’da Osmanlı Devleti’nden çok sitayişkar birşekilde bahsedilmekte ve Osmanlının bir İslam Devleti olduğuna sık sık vurgu yapılmaktadır.
Üstad Said Nursi Hz. kategorisinde |